Teknoloji Haberleri , Gündemden Haberler , Haberler

Işık Hızı Sabit midir?

0 13

Astronomi ve fizik bilimi için mükemmele yakın bir çekim içinde yer alan ışık hızı, aslında oldukça sade ve basit olarak; boşlukta geçen bir saniyede 299.792,458 metre yol almasıyla bilinir. Bu mesafenin bir saniyede alınmasındaki sürate astronomlar tarafından ışık hızı denir. Bu sabit ışık hızıyla, Güneş’ten çıkan ışık ışınlarının en yakın komşularımızın bir üyesi olan cüce yıldız Proxima Centauri’ye gitmesi dört yıldan daha uzun sürmektedir.

Bu bilgiden yola çıkarak ışığın, ışık hızında Güneş’ten Dünya’ya gelmesinin sekiz dakika sürdüğü hatırlanacak olursa, insan teknolojisinin henüz geçmeyi başaramadığı ışık hızına ulaşsak bile, Evren’in tümünü ziyaret etmemiz tezahür dahi edilemez. Ancak bilimin güzelliği de burada! Çünkü ışık hızı hakkında bilinenler, ışık hızı hakkında yapılan iki yeni araştırmayla değişmenin eşiğine geldi. Yani çok yakın bir zamanda ışık ve hızı hakkında çok fazla şeyler söyleyecek veriler elimize ulaşmış olabilir.

Einstein’ın görelilik kuramları terkedilebilir Tabii bu iş o kadar da basit değil… Çünkü ortada buna engel, dış uzayın çekimi içinde ışık hızının sabit olduğu üzerine inşa edilmiş olan ve Albert Einstein gibi bir deha tarafından vakitlice tespit edilmiş genel ve özel görelilik kuramları var. Kaldı ki, bu kuramların çok iyi olduğunu ama daha iyisinin de olduğunu son yıllarda ileri süren ve iddia ettikleri yeni hipotetik araştırmaları fiyaskoyla sonuçlandıran bilim insanları da var.

Ama bilim de temel olarak bu değil midir? Vazgeçmemek! Yani her zaman daha iyisini bulabilmek ve test edebilmek… Şimdi tüm bilim dünyasında ışık hızına yönelik yeni açıklamalar getirebilecek, gözlemle de test edilebilecek çok yeni ve Albert Einstein’ın ışığı bıraktığı noktadan bir adım öteye taşıyabilecek yeni hipotetik araştırmalar var. Işık hızı sabit olmayabilir Paris-Sud Üniversitesi’nden Marcel Urban ve ekibi, Dünya tarihini değiştirebilecek bir keşfin hemen eşiğinde duruyor.

Urban ve ekibi, ışık hızının çok küçük miktarlarda da olsa, sadece metrekarede bir saniyenin 50 kentilyon da biri kadar oldukça küçük bir oranda değiştiğini keşfettiklerini iddia ediyor. Işık hızındaki bu mikro değişim, çekim içinde bulunan ve aslında boşmuş gibi görülen uzayın, aslında hiç de boş olmadığını bizlere tekrar hatırlatıyor. Yani uzayda bir görülüp, bir kaybolan sanal parçacıklar; elektron, pozitron veya kuark, antikuark çiftleri gibi maddelerle dolu olduğunu bir kez daha beraberindeki birçok soru işaretiyle birlikte tekrar akıllara getiriyor. Işık hızına yönelik bu soru işaretlerinin en başında da; “Işık hızına, bu hız limitini dikta eden ne” sorusu geliyor. Çünkü bu soru, ışık hızının bu küçük değişikliğinin kanıtlanması halinde daha çok araştırma konusu ve daha çok bilim insanı tarafından araştırılıyor olacak. Bu da yakın bir gelecekte ışık hızının limitini neyin belirlediğini ve dolayısıyla o limitin nasıl aşılabileceğine dair yepyeni fikirler getirmesi kuvvetle muhtemel gibi görülüyor.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.